Fas-ci-na-tion!

The world fascinates me!
Nov 08
Permalink

Şimdi yurtta ve dünyada gelişen haberlerin satır başlarına bir göz atıyoruz ;

// Sayılı dergilerimizden Roll kapanmış. Zaten bir sene önce sıkıcı bir döngüye girdikleri için almayı bırakmıştım ama  yine de çok üzüldüm. NME’nin hiçbirşey üretmeyen Pete Doherty’yi ne yapıp ne edip derginin bir yerine sıkıştırması, hatta sıkıştırması da değil direk her sayıda bir bölümü ona ayırması, yada internet sitelerinde her gün milliyet.com haberleri gibi saçma haberlerle yer vermesi gibi her sayıda artık görmekten sıkıldığım isimlerle yol alıyodu Roll da, yada bana öyle geliyordu. Pitchfork - Vivian Girls yada NME - Pete Doherty ilişkisi oluşturmuştu artık bir kaç isimle. Tabi bu kapanma mevzusuna çok takılmamamın nedeni bu haberi almamdan hemen önce inbox’ıma düşen “Bant’ın Kasım - Aralık sayısı çıktı” haberi de olabilir.

edit: ulan sanki yüz tane dergi var da bu habere takılmamışım, bir de böyle ahkam keser gibi laflar falan. Çok gerildim şimdi. Ard arda gelen veda yazıları beni sarı sayfalara geri döndürdü birden. Özür dilerim Roll.

// Güzel haber ise  ”Does it offend you, yeah?”nin 20 martta Ghetto’da vericeği konser. Az kalsın uçak biletimi alıyordum. 20 mart günü orda olacağım büyük ihtimalle, aylarca tüm alarmlarımın, telefon seslerimin sahibi çocukları dinlemek keyifli olucak.

// Evimize gelen 2000 tl’lik icra ihtarnamesi nedeniyle zor günler geçirmekteydik ki, cuma günü apartmanın muhasebecisi Özgür beyin ofisinde geçirdiğimiz 5 saat ve inceledeğimiz yüzlerce sayfalık aidat dökümleri sayesinde borcun sadece 380 lirasının bize ait olduğunu ispat ettik. Evin üzerindeki kara bulutları dağıttıktan sonra tabi soluğu Alsancak’ta aldık. Gecenin 4ünde Olgu’yla eve geldiğimizde  anahtarımızın olmadığının farkında vardıktan sonra ne kadar uğraşsak da evimizin 3.sü Güney’i eve hemen gelmeye ikna edemedik. Apartmanın karşısındaki itfaiyecilere gidip ” Abi biz şimdi şurdan tırmansak balkonumuza, polis’e haber verirler mi ? yada siz şu Kamyon’un merdivenlerini bi dayayıverseniz balkona ehe ehe” tarzı şeyler söyleyip pek de hoş olmayan yanıtlar aldıktan sonra evin kapısında bir 20 dakika daha eski kredi kartlarıyla kapıyı açmaya çalıştık ama işin ilginci en ufak sesimizde gece gündüz dinlemeden kapımızda biten 72 komşumuzdan birinin bile kapıyı açma çalışmalarımızdan rahatsız olmamış olması. Neyse Olgunun orantısız güç kullanarak kapıyı kırması, arkasından kapıyı çivilerle kapatmamız, Güney gelince kapıyı tekrar kırmak zorunda kalmamız,  artık kapının kendinden geçmesi.  Olanlara bir anlam veremeyip salonda saatlerce gülmemiz ve komplo teorisindeki gibi kapı koluna şarap şişesi koyma, kapıyı çamaşır teliyle sabitleme gibi nafile çabalarda bulunmamız haftasonunu’nun “highlight”ları arasına girdi.

Comments (View)
blog comments powered by Disqus