Gündüz gözüyle ; every party has a winner and a loser.

Dün gece gördüğüm, bütün gün anlatıcak kimse bulamadığım için içimde kalan rüyamın başrol oyuncuları yukardakiler.
Ortadaki Erlend Oye bildiğiniz gibi, sağındakiyse Marcin Oz. Marcin whitest boy alive’da bas çalan arkadaşımız, benim de facebooktaki ender celebrity arkadaşlarımdan. Bu yaz çokça mesaj attım kendisine, konserlerini sordum Erlend’le projelerini sordum, kendisi de kibar bi insanmış ki tüm mesajlarıma uzun uzun cevaplar yazdı, hatta eşi de Türkmüş falan filan, Marcin’dan sonra gaza gelip Erlend’i de ekledim ama kabul etmedi. Etmez tabi, neyse artık nasıl içimde kalmışsa rüyalarıma kadar girdi. Toplamda 3 dil’de geçen konuşmamızda, ”hello mate good to see you” diyerek selamladım Marcini, o ise almanca cevap vermeyi tercih etti ve bu da rüyamın kabusa dönüşmesine neden oldu. ”Marcin bi saniye dur ben almanca bilmiyorum” dememe rağmen anlattıkça anlattı, coştukça coştu Marcin efendi, en sonunda da bulunduğumuz yerden çıkarken ”Erlend’le beraber verdiğimiz partiye gelmek istememen çok kötüymüş, neyse kendine iyi bak” gibi bişeyler mırıldanıp kapıyı arkasından çekerek uzaklaştı.
Sanırım dün gece nete düşen Kings of Convenience’ın yeni albümünden 3 şarkıyı evire çevire dinlememden dolayı böyle birşey gördüm. Neyse buyrun bu linke tıklayın siz de dinleyin sizin de rüyalarınıza indie-starlar girsin.